İlginç ...AMA GERÇEKLER...
Samsun’da bir bankayı soyan Mehmet Pas, 2 ay sonra aynı şubeye para yatırmaya kalkınca,yakayı ele verdi...
Bursa’da manavda biber kalmadığını öğrenen Sezer Kırbıyıklı,’Bu nasıl manav!’deyip domatesleri kurşunladı...
Samsun’da otobüs durağı çalındı.Durağı çalanlar hala yakalanamadı...
Adana Kümes Hayvanları Derneği,Horoz Dövüşü yaptırırken yakalandı...
Erzurum’un Boşçakamk köylüleri,dört katlı apartman büyüklüğündeki bir kayayı,köye düşmesin diye halatla bağladı...
Sivas!ta 732 yıllık tarihi bir mermer,Merkalılar tarafından,plastik olup olmadığının anlaşılması için kırıldı...
Zonguldak limanına sığınan kuğular,kimliği belirsiz kişiler tarafından pişirilerek içki aleminde yenildi...
178 AloTürk hattına başvuran bir kişi,Sütaş reklamında gol atan inek Ayraniç’in memelerine sansür konulmasını istedi...
Malezya Kralı,Kapalıçarşıdan trilyonluk halı aldı.Garsonlar,halıya çay döktü...
'Sevgilim,
Biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz
oldu. Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek
amacıyla bir sütanne tuttum.
Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı
çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde
zenciye dönüştü. Haberin olsun dedim.
Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin
umarım.
Öptüm,
Biricik eşin'
Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup
yazar:
'Sevgili anneciğim,
Karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz
olduğu için bir sütanne tuıtmak zorunda kaldığını,
o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin
renginin de zamanla koyulaştığını ya zıyor. Bundan
eşimi sorumlu tutamayız, tabii ki .
Selam ve sevgilerimle'
Anne si ise oğluna şöyle bir cevap yazar:
'Sevgili oğlum,
Aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de
yetersiz kalmıştı.
Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp
onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda
kalmıştık. Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan
bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim.
Seni seven annen'
Ölümcül Saç Modası
1970'lerde, saçları dimdik, yukarıya doğru kalıp gibi yaptırmak moda olmuş. Buna uymak için insanlar saçlarını yaptırıyo, haftalarca da yıkamıyolarmış. Bir liseli kız, okulundaki en yüksek saç yarışmasını kazanmak için saçlarını bu şekilde yaptırmış. Eve dönerken saçları örümcek ağına takılmış ama farketmemiş. Okuldaki yarışmayı kazandıktan sonra saçlarını birkaç hafta yıkamamış. E havasını atacak ya, banyoya kafasına bi torba geçirip giriyomuş.
Bi gün okulda sınav olurken kız aniden, şak diye bayılmış. Hastaneye kaldırmışlar, fakat maalesef kurtaramamışlar. Doktorlar ölüm nedenini anlamak için otopsi yaparken, kızın saçlarını aralayınca morgu binlerce örümcek basmış. Meğerse kızın takıldığı ağdaki örümcek, kafasının içine yumurtlamış ve o örümcekler sonraki birkaç hafta da kızın kafa derisini kemirip beynine girmişler. Bu olaydan sonra Amerika'da, saçlarını öyle havaya doğru yapmak yasaklanmış..
MUMYA
İsa'dan 1500 yıl önce yaşayan mısırlı prenses amen-ra öldükten sonra dönemin geleneklerine uygun mumyalanmış ve tahat bi tabuta konmuş 1890 yılında 4 zengin ingiliz genci,prensesin mumyasını bi tarihi eser kaçakçısından (böle sölediğimi prenses duymaz inşallah) satın almış.Ve felaketler zinciri de böle başlamış mumyayı alan gençlerden birini en son allışverişten bi kaç saat sonra çöle yürürken görmüşler.Bi daha da ingilizi görmemişler.Dörtlü grubun bi başka üyesi ertesi gün mısırlı hizmetkarlarından biri tarafından kazayla vurulmuş.Hizmetkar,elini o an kontrol edemediğini ve hiç istemediği halde silahı alıp sahibi vurduğunu iddea etmiş.Kalan iki genç mumyayı alıp memleketlerine dönmüş.Üçüncü adam İngiltere ye döndükten sonra bütün parasını yatırdığı bankanın battığını öğrenmiş.Son adam da iflaf olmaz bi hastalığa yakalanmış,bütün servetini hastanelerde harcayıp sokaklarda kibrit satmaya başlamış.Bu arada mumya bi işadamının eline geçmiş bu felaketler sırasında.O da British Museum a hediye etmiş lanet(li) prensesi.Müze mumyayı mısır bölümüne koymuş.Ama prenses boş durmamış tabii.Gece bekçileri tabuttan hıçkırığa benzer sesler duyduklarını iddea ediyorlarmış.Bekçilerden biri sabah ölü bulunmuş.Temizlikçiler mumyann etrafını temizlemeyi reddediyorlarmış.Bi gazeteci tabutun dıştan fotosunu çekmiş.Fotoyu tab ettiğinde kartta sadece korkunç bi suratın olduğunu görmüş.Gazeteci koşa koşa evine gitmiş,yatak odasına girip kapıyı kilitlemiş ve kendini vurmuş.Falaaaaaaan,filaaaaan...(prensesin daha sonra da o kadar çok vukuatı war ki,falan filan demek yetmio.)Müze sonunda mumyayı özel bi koleksiyoncuya satmış.Ondan sonra da bi sürü felaket olmuş.Vakit kaybetmeyelim.En son Amerikalı bi arkeolog satın almış prensesi.1912 Nisan'ında da mumya Amerika'ya götürülmek üzere TİTANİK gemisine yüklenmiş ve asıl olan da böylelikle olmuş zaten.Aman-ra son volesinde 1500 yolcunun kendi yanına gelmelerini sağlamış...
babası çocuğunu pet shopun kapısına bıraktı.-oğlum sen burayı gez ben bankaya girip çıkacam. -peki baba. çocuk içeriyi gezmeye başladı.köpek reyonunun önüne geldiğinde durdu. onları izlemeye koyuldu. mağaza sorumlusu yaklaştı.-genç adam köpekmi alacaksın.-evet. -hangisini beğendin. çoçuk en arkada duran bir bacağı kesik olan sakat köpeği gösterdi. adam gülerek -ne yapacaksın onu bir işe yaramaz hem sakat -olsun ben onu istiyorum hem param sadece ona yeter diğerleri benim paramın 5 katı. -ama çocuğum onu veremem ayıp olur hem ailen ne der. -hayır ben onu istiyorum. -peki sana önden bir tane vereyim üstü hediyem olsun. çocuk ısrarla -hayır ben onu istiyorum. der. ama defalarca dil dökmesine rağmen çocuğu ikna edemez. bir şartla der baban gelsin öyle. aradan yarım saat geçince babasi gelir. tezgahtar-bey abi senin çocuk çok israr etti ama ben vermedim. şu topal köpeği istiyor. der çocuğun babası hafif tebessüm eder -alıyoruz. köpeğin parasını verip çıkarlarken adam derki -delikanlı çok merak ettim niye bu köpeği bu kadar çok istedin. baba oğul göz göze gelirlerbabası kafasını sallayınca çocuk sol bacağını sıyırır. adamın ağzı açık kalır. ayak yerine tahta duruyor..
anladın sen onu
hahhaah:D
Nerelerdesin sen ya
düğünde halay başı çekiodum:D